AKP'nin Kürt Kökenli Iğdır Belediye Başkanlığı Aday Adayları


Sinan OĞAN

Iğdır’dan gelen bilgilere göre PKK terör örgütü ile arasına mesafe koymayan DTP’nin Kürt kökenli adaylarının kazanması için AKP’den aday adayı olan Kürt kökenli başkan adayları tehdit edilerek “Kürt oylarını bölmemeleri için” aday olmamaları yönünde “ikna” edilmektedir.

 

Maalesef Iğdır’da seçimler etnik temele doğru kaymaktadır. Bilindiği gibi Iğdır’da iki etnik kesime dayalı bir nüfus yapısı vardır. Iğdır asırlardır Azerbaycan Türkleri ağırlıklı bir nüfus yapısına sahipti. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Iğdır bir anda üç ülkeyle sınıra sahip Türkiye’nin en stratejik ili haline geldi. Demir perdenin kalkmasından sonra Nahçivan (Azerbaycan) ile başlatılan mazot ticaretinin bir süre sonra PKK’nın ve dar bir kesimin kontrolüne girmesi ve Doğu Beyazıt, Ağrı, Van, Diyarbakır gibi il ve ilçelerden Iğdır’a yönelik Kürt göçünün yoğunlaşması bu ilimizde nüfus yapısını alt üst etmiş ve önceleri Iğdır’ın kenar mahallelerinde yaşayan bu kesimler Iğdır siyasetinde etkin kişilerin ve yerel yöneticilerin yanlış tutumu sebebiyle de artık şehir merkezlerine yerleşmeye başlamışlardır.

Yıllarca Iğdır’da barış içerisinde yaşayan, birbirinden kız alıp veren, (bu bölgede çok önemli olan) kirvelik yapan Iğdır’ın yerli nüfusu barış içerisinde yaşamlarını sürdürürken, dışarıdan gelen göç ile bu iki kesimin arasına da nifak tohumları atılmaya başlanmıştır.

Yıllarca Iğdır’da her iki kesimin oyları genelde merkez partilerinde buluşurken dışarıdan gelen nüfusun etkisiyle PKK terör örgütü ile arasına mesafe koymayan DTP bu kesimin temsilcisi durumuna gelmiştir. Hatta o kadar ki, 22 Temmuz 2008 tarihinde bu kesim için Hakkari’den getirilen ve Iğdırla hiçbir alakası olmayan bir kadın Iğdır’dan milletvekili seçilmiştir. Iğdırlı olup da başka şehirlerden Iğdıra gelip siyaset yapmak isteyen değerlerimiz Azerbaycan Türklerinin bir kısmı tarafından “çantacı” v.s. gibi isimlerle aşağılanmaya çalışılırken diğer tarafta ismi yakınlarının uyuşturucu ticaretiyle gündeme gelen Hakkarili birisi aday yapılmış ve hatta milletvekili seçilmiştir.

Bu seçimlerde Iğdır’ın yerli nüfusu içerisinden çıkan, kendisini ve ailesini Iğdırın, Iğdırlının yakından tanıdığı Mücahit Hun bağımsız aday olduğunda bu kesimden ciddi bir tepki görmüş ve hatta darp edilmiştir. Bu kesimin Mücahit Hun’a gösterdiği tepkinin sebebi  “Kürt oylarını” böldüğü şeklinde olmuştur. 22 Temmuz milletvekili seçimlerinde Kürtler adına üç kişi aday olmuş bunlardan birisi olan Mücahit Hun bağımsız aday olmuş ve kendisine yapılan baskılar sebebiyle sadece dörtyüz küsür oy alabilmiştir. Bu kesim adına aday olan iki kişi ise AKP ve DTP adına milletvekili seçilmiştir.

Bu seçimlerde Azerbaycan Türklerinden en az bir düzine aday çıkmıştır. Hem mevcut partiler adına ve hem de bağımsız olarak Türk kesimden aday olunmuş ve kazanma ihtimali olmadığı halde kör bir inat uğruna Türk oyları bölünmüştür. Bu bölünmüşlük toplumda genel olarak hayal kırıklığı yaratmış ve birçok hemşerimiz de (yaklaşık 10 bin) seçim sandığına gitmemiştir. Netice itibarıyla partili partisiz, etrafında üç beş yağcıyı bulan, aday olayım acaba birilerinden üç beş kuruş alıp çekilebilirmiyim diyen, aday olup şunu kazandırmayıp siyasi hayatını bitirebilirmiyim diyen veya halk nezdinde itibarım var mıdır, yok mudur diye düşünmeden partideki gücünü kullanıp Iğdırı değil kendi siyasi geleceğini düşünen herkes aday olup, benden sonrası tufan diyince ve  oyları bölünce Iğdırda beklenen hezimet yaşanmış ve Iğdırda siyasetin ekseni kaydırılmıştır. Iğdırda aşiret kesiminin bilinçli bir şekilde Iğdırın ekonomik ve siyasi yönetimini ele geçirme planları karşısında bizim neredeyse bütün partilerde “üst düzey yönetici olan hemşerilerimiz” bu durumu sadece seyretmiş ve hatta bilerek veya bilmeyerek bu duruma katkıda bulunmuşlardır. Bu şahısların kısır, dar görüşlü ve ben merkezli siyasetlerinin faturası Iğdıra pahalıya ödetilmiş ve halen de ödetilmektedir.

Şimdi yukarıda çizilen benzer bir tablo ile karşı karşıyayız. Yine Türk kesimden aday bolluğu yaşanmaktadır. Kazanma ihtimali olmadığı halde halen diğer partilerdeki “üst düzey yöneticilerimiz” aşiretten aday koymamakta, işin kolayına kaçarak Azeribaycan Türklerinin oylarını böleceğini bile bile kendilerinin partilerindeki konumu, siyasi gelecekleri için Türk aday koymakta ısrar etmektedirler. Iğdırın yerel seçimlerde yöneldiği tek parti olan MHP’nin belirlediği Azerbaycan Türkü aday dışında şimdi diğer partilerden de Azerbaycan Türklerinden adaylar veya aday adayları çıkmaktadır.

Azerbaycan Türklerinde durum bundan ibaret iken, aşiret kesiminde farklı ve hatta tehlikeli bir durum ortaya çıkmaktadır. Türk kökenli eski belediye başkanı AKP’nin aday adayları arasında yerini almıştır. Bununla beraber aşiret kesiminden de Mustafa Buluş ve Yaşar Akkuş’da aday adayı olmak istediklerini açıklamışlardır. Bilindiği gibi AKP’nin parti teşkilatı tamamıyla bu kesimin hakimiyetindedir. Bu kesimin en güçlü iki ismi Mustafa Buluş ve Yaşar Akkuş’un herhangi birinin AKP’den aday olması durumunda DTP’nin kazanma şansı azalacaktır. Eğer eski belediye başkanı aday olursa bu defa MHP’nin şansı azalacaktır. Bu Iğdırda herkesin üzerinde anlaştığı bir durumdur. Böylesi kritik bir ortamda Iğdır’dan gelen haberlerde PKK terör örgütünün Kürt oylarını böldükleri gerekçesiyle bu iki aşiret aday adayını tehdit ederek adaylıktan vazgeçirdiği şeklindedir. Eğer bu iddialar doğru ise iktidar partisi AKP’nin düştüğü durumu acziyetten başka bir kelime ile ifade edemeyiz. Eğer bu iddialar doğruysa AKP’nin adayını aslında AKP değil de PKK’nın desteği ile DTP belirlemiş olacaktır. Eğer iddialar doğruysa ve bu şekilde bir gelişme yaşanırsa o zaman iki dönem Iğdıra liderlik etmiş bir şahıs nasıl ki 22 Temmuz’da oyları bölerek DTP’nin kazanmasına sebebiyet verdiyse şimdi de benzer ve hatta daha da kötü ve tehlikeli bir role soyunmuştur demektir. Bu saatten sonra yapılacak tek şey vardır. O da aday adaylığından bir an önce istifa edilmesidir. Iğdır bu seçimlerde kaybedilirse eğer kaybedilen sadece bir parti adına belediye başkanlığı olmayacaktır. Iğdır kaybedilirse eğer, Türkiye ile Türk Dünyası arasına set çekme girişimleri için tarihsel fırsat ortaya çıkacaktır, Iğdır kaybedilirse eğer Erivan’dan Erbil’e yeşil kuşak rüyaları görenlerin bu rüyalarını gerçekleştirme imkanları oluşacaktır. Iğdır kaybedilirse eğer Nahçivan ve Azerbaycan’da kaybedilecektir. Bu büyük bir vebaldir. Hele ki servetlerini Nahçivan’dan, Azerbaycan’dan yapanlar buna sebep olurlarsa bunu ne tarih, ne Iğdır halkı, ne de Azerbaycan halkı affetmeyecektir.

Sinan OGAN

http://www.presspost.az/index.php?type=xebergoster&xeber=yazar&id=8961

http://www.chudaferin.azeriblog.com/2008/12/28/ighdir-xeberler-ighdirda-pkk-orgutu

http://www.35000000.info/habergoruntule.asp?bolum=226&katid=50

http://www.igdirli.com/index.php?option=com_content&task=view&id=820&Itemid=77

http://www.turkazned.com/index.php/Haber/akpnin-kuert-koekenli-idr-belediye-bakanl-aday-adaylar-tehdit-mi-ediliyor.asp

Yorum Yaz